şehr-i kasya

Şehr-i Kasya'nın kapısı...

Kapı bir raf.İçinde parşömenler,kasya tomarları var.Şehir tomarların içinde. Tomarlar arşiv tuşunun akabinde Ocak 2008'de...

紫禁城



Ziyaretçi defterim
Ziyaretçi defterine bir şeyler karalamak için tıklayın


Yorumlarınız ve özellikle site hakkındaki önerileriniz benim için çok önemli! Lütfen onları benden esirgemeyin...(Söz veriyorum elinize yapışmayacak... )



Dilek Taşları

(Bölümler...)



Anne Aşk Hayat Haykırış Huzun Mutluluk Ölüm Ruh Kahraman Uyanış Anne Saklı kent




Müzik kutusu muhteviyatı...

Prospektüsü okumadan kullanmayınız...

A Place For My Head

Nefes

Stuff and Nonsense

Lithium

Yalan

Yağmur

Norra El Norra






Bu site,aşağıdaki sayaç kadar ziyaretçiyi ağırladı.Ama bunların bir çoğu Şehr-i Kasya'yı gör(e)meden gitti. Çünkü o, kapının ardındaydı.Ama ziyaretçi,kapıya baktı "eh işte" dedi ve çekti gitti... "Keşke görebilselerdi"...



track web site traffic




Bakalım bana en son ne demişler...

Ben geldimm :)
...
sorun
slm
blograzzi
Pek resmi bir yorum yazmışım ben :D
...
merhaba
küçük iskenderden bir dize
tebrik ederim






Günün Blogu








linkiboluna ekle!




Add to Technorati Favorites




Ve biter kibritlerim...

25/2/2008
Kategori: Huzun

Bir adım gidersin...

İki adım geri gelirsin...

Üç adım gidersin...

Dört adım geri gelirsin...

Ve bu böyle sürer gider...

 

Hayır,benim gibi düşünmedi...

O benimdi,ben onun...

Elindekini unutmak tehlikelidir,

Hayat acıyla hatırlatır yoksa

Unuttuğun tüm değerleri...

 

Ben tam karşısındaydım,

Tek bir özürdü gururumu zorlayan,

Bendim suçsuz olduğunu bilip

Soyluluğa soyunan...

Ve diledim özrümü,

Tatlı bir bakış yeterdi...

 

Unutursun,acıtırsın,

Kaybeder,utanırsın...

Gurur ve kızgınlığın

Pişmanlıktır tek meyvesi.

 

Daha yeni gelmiştim,

Yorgundum...

Ne olurdu somurtmak yerine

"Hoşgeldin" deseydin,

Diyebilseydin sadece?

 

Tanrı bilir kaç kez oldu.

Pişman olma,

Bırak akışına öylece...

 

Öğlen sana bir hediye bakmıştım,

Güzel bir gece elbisesiydi...

Giyerdin çıkacağımızı düşündüğüm

Yarının akşam yemeğinde...

 

Yok yok bir şey söyleme...

Biliyorum değişmeyecek bakışların...

Bunları duymuyorsun bile...

Hepsi sadece zihnimde değil mi?

Bilmeyeceksin hiçbirini yine,

Ve yok olup gidecekler minik kibritler gibi.

Bittiğinde ise donacak ruhum,

Donacak kibritçi kızımın minik elleri...

 

Sabah kalktığımda kızgındın hala,

Yine yüzünde o lanet ifadeyle...

Beni özlediğin zamanları özledim,

Gitmeliyim sanırım uzaklara,

Farkedersin belki o zaman sensizliğimi,

Sinirinin asidiyle sindirdiğin sevginin

Sendeki sessiz eriyişini...

 

Aldım ceketimi,

Sanırım veda vakti...

Umarım özlersin beni,

Umarım pişman olursun binlerce kere...

Ara beni af dile,

Ara beni üzgün olduğunu söyle,

Çağır yine ...

İkna etmek için uğraş...

Fazla zor olmaz belki de...

 

Hayır!

Tabii ki bunları da duymayacaksın,

Belki hissedersin bir yerlerinde...

 

Kaybetmezsin beni ama öyle san...

Kaçıp gidemem ama,

Kaçacağıma tüm kalbinle inan.

Ne getirecekse seni geriye,

Ne sevdirecekse kendimi,

Gelsin hadi,

Gelsin o güzel gözlerine...

 

Yok yok bir şey söyleme...

Biliyorum değişmeyecek bakışların...

Bunları duymuyorsun bile...

Hepsi sadece zihnimde değil mi?

Bilmeyeceksin hiçbirini yine,

Ve yok olup gidecekler minik kibritler gibi.

Bittiğinde ise donacak ruhum,

Donacak kibritçi kızımın minik elleri...

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
1 yorum yazilmistir

2008-08-26 13:20:53 - selam

Yazan: aksitabraxas
yazdığın şiirlere gerçekten bayılıyorum, ifade ediş tarzın, onları kelimelere döküşün hakikaten çok güzel ve çok etkileyici.
nedense hep yorum yazmaya çalışıyorum ama mümkün değil sözlerin üzerine söz söylemek.kelimeler sönük ve anlamsız kalıyor şiirin güzelliği yanında.
ben bu blogu bulduğum için kendimi şanslı sayıyorum, çünkü yeni bir dünya açtın ömrüme. herkes kendinden bir şeyler bulabiliyor bu şirlerde, iyi ya da kötü...
sen hep yaz, ben hep okuyayım.
sevgiyle kal.
Bağlanti :: ::

Önceki Sonraki