17/3/2008
Mevsimler su içercesine geçti.
Kahraman kadim ilimler peşindeydi.
Önce bedenine hükmetti,sonra ruhuna...
Korkuları saatin tik taklarında eridi gitti...
...
Saçları kısacıktı artık...
Zihni dingin ve ılıktı...
Sokaklara döndüğünde bambaşka biriydi,
Bir hayaletin gerçekliğinden ibaretti...
Kapşonlu siyah pardesüsü ise
Çizgi romanlardan fırlama peleriniydi...
Önce fısıltılara sızdı,
Sonra boş sokaklarda yankılanır oldu adı.
"Gölge" diyorlardı bu uğursuza...
Onu görenler bu ismi duyduklarında,
Mezarlarında iniltileri yankılandı.
Uğru zulme ölüm getirmekti;
Keşke katletmek uğur getirebilseydi...
Manşetler sebepsiz ölümlerle dolmaya başlarken,
Silahlar çoktan çekilmişti.
Esrarengiz şekilde ölen medya patronları,
Zehirlenen,intihar eden millet vekilleri...
Hatta...
Sokak ortasında öldürülen devlet yetkilileri...
Ne uyuşurucu taciriydi bunlar,
Ne de adam öldürmüşlerdi.
Sicil defterleri tertemizken,
Kendi kanlarıyla kirlendi.
Kim bilir,belki de,
Çoktan görünmez kalemler
Doldurmuştu o boş defterleri...
Hep hasımlar zanlıydı,hep terör...
Kimse "Gölge"den şüphelenmedi.
Gün geldi hasımlar da menzile girdi.
O gün kaosun ilk günü oldu ve
Son gün için çok günler geçecekti...
Sabahın ilk ışıkları vururken "gölge"ye,
Gölgesi uzadı gitti sinsi zihinlere.
Silüetsiz bir gölge düşerken düşlere,
Hala bilmiyorlardı kim için gün ışıldayacak,
Kim içinse güneş tutulacaktı bu gece...
Ne bir algoritma,
Ne de bir bağlantı vardı.
Her kimse bu "gölge"
Belli ki Azrail'in tahtında gözü vardı.
Hekes bilse de canların alınacağını,
Kimse tahmin edemedi
İsminin listede üst sıralara kazındığını...
Sabahın ilk ışıkları gösteriyordu gölgeyi...
Onlar ise asla göremezlerdi...
Sabahın ilk ışıklarını selamladı "Gölge",
Yudumladı çayını hafifçe ve...
Dikti yine gözlerini
Ufuktaki intikam çizgisine...
Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir