4/3/2008
Sonunda...
Kahraman kalktı sevgiyle,
Kahraman gözlerini kapadı.
Ruhu,umudun ışık sanılan
Dipsiz dehlizlerinde...
...
Ölümün umulmuş tarihi
Kaderin teğetinde sanılmıştı.
Sanrılar gerçekleşseydi,
Hayal kırıklığı da
Kötülerin cezası olmasaydı keşke.
Kör olsaydı keşke tanık,
Suçlular zanlı kalsaydı
Eski,tozlu arşivin
Adalete susamış zihninde.
Olmadı...
Kırıldı işte ışık gibi,
İradenin prizmasından süzülen,
Her bakışa başka renk veren,
Habersiz benzetmelerinden,
Kader...
Senaryo basitti:
Tanık susmalı...
Zanlı susturmalı...
Bulamazsa tanığı
Ailesini rehin almalı.
Tanık polisi arar,
Polis adamı yakalar,
Giderken intikam için
Zanlı tüm aileyi yakar...
Hangisi iyiydi?
Susup zulme göz yummak mı?
Yoksa konuşup ailenin kokteyline
Molotof takısını yakmak mı?
Seçim yapılmıştı.
Kahraman vicdanının yargısında
Aklı tarafından binlerce kez suçlandı,
Hiçbirinden aklanmadı.
Ama hükme de varılmadı.
Hayat rüyaydı,
Şimdi bir kabusa uyandı.
Ellerinde kan yoktu hiç.
Yine de kanlı gördü ellerini
Her gecesinin sabaha kayan
Usulca ruhunu ısıran kabuslarında.
Şeytanlar dönerken karanlık yalnızlıkta,
Namlu çok kereler dayandı şakağa.
İkinci kırılma,
Karışmıştı bir rüya kılığında
Şişman kabuslarının arasına.
Ailesi bekliyordu onu bir yerde,
"Uzakta değiliz" dediler kahramana.
"Sen devam et" dedi sevdiği,
"Geçecek farketmeden,hepsi bir an sadece."
Anladı,ölmenin zamanı değildi.
Ama hayat da aynı devam etmeyecekti.
Dünya vicdanı unutmuştu yine,
Ama hala birileri vicdan için ölüyordu.
Çöplüğe atılmış yıldızlar,
Kara deliğe dönüşmeye başlamıştı bile...
Kahraman kalktı sevgiyle,
Kahraman gözlerini kapadı.
Ruhu,umudun ışık veren
Yaşatan göklerinde...
Kahraman uzaklaştı keskin bakışlarıyla
Sonun başlangıcının yakıcı kokusuyla...
Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir