şehr-i kasya

Şehr-i Kasya'nın kapısı...

Kapı bir raf.İçinde parşömenler,kasya tomarları var.Şehir tomarların içinde. Tomarlar arşiv tuşunun akabinde Ocak 2008'de...

紫禁城



Ziyaretçi defterim
Ziyaretçi defterine bir şeyler karalamak için tıklayın


Yorumlarınız ve özellikle site hakkındaki önerileriniz benim için çok önemli! Lütfen onları benden esirgemeyin...(Söz veriyorum elinize yapışmayacak... )



Dilek Taşları

(Bölümler...)



Anne Aşk Hayat Haykırış Huzun Mutluluk Ölüm Ruh Kahraman Uyanış Anne Saklı kent




Müzik kutusu muhteviyatı...

Prospektüsü okumadan kullanmayınız...

A Place For My Head

Nefes

Stuff and Nonsense

Lithium

Yalan

Yağmur

Norra El Norra






Bu site,aşağıdaki sayaç kadar ziyaretçiyi ağırladı.Ama bunların bir çoğu Şehr-i Kasya'yı gör(e)meden gitti. Çünkü o, kapının ardındaydı.Ama ziyaretçi,kapıya baktı "eh işte" dedi ve çekti gitti... "Keşke görebilselerdi"...



track web site traffic




Bakalım bana en son ne demişler...

Ben geldimm :)
...
sorun
slm
blograzzi
Pek resmi bir yorum yazmışım ben :D
...
merhaba
küçük iskenderden bir dize
tebrik ederim






Günün Blogu








linkiboluna ekle!




Add to Technorati Favorites




Kadim Şarkı

13/4/2008
Kategori: Sakli kent

Rüzgar...

Hızla,ama yumuşak bir dokunuşla,

Ayırdı saç tellerini,

Kaldırdı,savurdu havaya...

Gözlerini kapamıştı kız huzurla.

Uzun,düz saçlar dalgalanıyordu,

Huzur adına dikilmiş bir bayrak edasıyla.

 

Deniz...

Vurmaktan hiç yorulmamıştı kayalara,

Dövülmekten yılmamıştı hiç kayalar da.

Hep kucakladılar denizi,

Sert,güven dolu kollarıyla.

Dalgalar kayalara çarptı,

Minik damlacıklar rüzgarın koynunda,

Ulaştılar kızın tatlı gülümsemesinin

Özüne,dudaklarına...

Tuzun hafif buruk tadı,

Hiç de ekşitmemişti kızın yüzünü,

Mutluydu o burda...

Mutluydu zamanın durduğu o kısacık anda...

 

Yağmur...

Hiç istendiğinde yetişemezdi imdada

Ama o da özlemişti belki kızı,

Yakalamışken dokunmak istedi belki ona.

Belki de her isteyene yetişemediğinden

Gelemiyordu her istediğimizde yanımıza.

Ama şimdi yağmak için doğru andı,

Ne sağanak,ne fırtına...

Yavaş ve tadını çıkara çıkara,

Yağmalıydı denizin,

Deniz gibi bir güzelin,

Denizi kucaklayan kayaların,

Ve hepsine şahit olan toprağın

Suya aç dudaklarına...

Evet,deniz bile açtır suya,

Kurur,yok olur gider yağmurlar olmasa...

 

Zaman...

Kim bilir kimleri aldı götürdü,

Kimleri inandırdı,kandırdı çokluğuna da,

Bitiverdi hep beklenmedik anlarda.

Durmaz,akar gider derlerdi,

Akmıyor işte,akamıyor baksana.

Bozamıyor o bile bu güzel anı,

Kıyamıyor kızın saf,

Kıyılamaz mutluluğuna...

 

Hayat...

Her dakika yakamızda,

Çoğu anları da bize dar etmede

Birincidir aslında açık ara...

Şimdi ise uslu bir kedi gibi,

Tatlı tatlı izliyor,

Pençe atmıyor hiç manzaraya.

 

Kız rüzgarın uğultusunu dinliyor,

Dalgaların çarpışını hissediyor.

Damlalar değerken güzel yüzüne,

Denizin kokusunu içine çekiyor,

Huzuru yudumluyor yavaşça.

 

Derken güçlü bir korna,

Ardından da fırlayan su zerreleri

Eşlik edip çamura,yapışıyor paçalarına.

Az önceki uzun,beyaz elbisenin yerini,

Spor giyim almış şimdiki zamanda.

Çıkarıyor kız kulaklığını,

Eğiliyor paçalarını siliyor...

Eser de kalmıyor az önceki huzurdan aslında.

Ama o yine de kendine pek belli etmiyor.

Derince bir nefes alıp takıyor kulaklığı,

Sarıyor şarkısını başa...

 

Hayal diyorlar,

Aşağılıyorlar belki ama,

"Gerçek" olandan çok daha güzel

Çok daha huzurlu bir dünya var

Hayaller ormanındaki,

Kadim saklı kentin sokaklarında.

 

Hep orayı isteriz ama,

Hep mahkum ederiz kendimizi,

Sürgüne göndeririz ordan uzaklara.

Gerçekte de var rüzgar,deniz,toprak...

Gözümüzün önünde,

Tenimizin üzerinde hatta...

Ama ne rüzgarı dinleriz,

Ne ıslanırız bir gün olsun yağmurda.

Toprağa ancak basıp geçeriz,

Önemsemeyiz bile çimenin,ağacın kokusunu.

Huzur ise onların özünde,mayasında...

Hep olduğundan farklı bir dünya düşlerken,

Neden hiç göremeyiz ki

Olan da güzeldir aslında.

 

Ağaçlar vardır görene,

Çimler güzel kokar bilene,

Rüzgar,yağmur tatlıdır hissedene.

Şarkılar vardır ki siler çirkinlikleri,

Sadece doğanın eşsiz güzelliği kalır geriye.

 

Ve biz gözümüz kapalı gezeriz

Saklı kentimizin şaheser sokaklarında.

Ve biz mutluyuzdur orda her nefes alışımızda.

Ve biz şarkımızı söyleriz

Saf huzurdan yapılmış pembe bulutların,

Turuncu gökyüzünün altında...

Ve biz başa sararız bu kadim şarkıyı her bittiğinde,

Zaman getirsin diye tekrar sonuna...

 

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
1 yorum yazilmistir

2008-06-29 21:21:58 - mrb burakk

Yazan: ny
son zamanlarda okuduğum en güzel betimleyici şiirdi.kızın ruh halini çok iyi betimlemişsin.okurken hemen aklımda bir tablo oluştu ve tabi en önemlisi düşüncelerdeki derinlik etkileyiciydi.yaptığın benzetmeler önünde eğiliyorum:)
Bağlanti :: ::

Önceki Sonraki