şehr-i kasya

Şehr-i Kasya'nın kapısı...

Kapı bir raf.İçinde parşömenler,kasya tomarları var.Şehir tomarların içinde. Tomarlar arşiv tuşunun akabinde Ocak 2008'de...

紫禁城



Ziyaretçi defterim
Ziyaretçi defterine bir şeyler karalamak için tıklayın


Yorumlarınız ve özellikle site hakkındaki önerileriniz benim için çok önemli! Lütfen onları benden esirgemeyin...(Söz veriyorum elinize yapışmayacak... )



Dilek Taşları

(Bölümler...)



Anne Aşk Hayat Haykırış Huzun Mutluluk Ölüm Ruh Kahraman Uyanış Anne Saklı kent




Müzik kutusu muhteviyatı...

Prospektüsü okumadan kullanmayınız...

A Place For My Head

Nefes

Stuff and Nonsense

Lithium

Yalan

Yağmur

Norra El Norra






Bu site,aşağıdaki sayaç kadar ziyaretçiyi ağırladı.Ama bunların bir çoğu Şehr-i Kasya'yı gör(e)meden gitti. Çünkü o, kapının ardındaydı.Ama ziyaretçi,kapıya baktı "eh işte" dedi ve çekti gitti... "Keşke görebilselerdi"...



track web site traffic




Bakalım bana en son ne demişler...

Ben geldimm :)
...
sorun
slm
blograzzi
Pek resmi bir yorum yazmışım ben :D
...
merhaba
küçük iskenderden bir dize
tebrik ederim






Günün Blogu








linkiboluna ekle!




Add to Technorati Favorites




İlüzyon

27/3/2008
Kategori: Hayat

Gel,çık gölgelerin içinden,

Uyandır buz tutmuş yüreğimi.

 

Kanıyor kalbim,

Nefeslerim suni.

Eriyor beynim,

Düşünceler fuzuli.

Düşler kirli,

Arzular sinsi,

Ruhum zanlı sanki,

Elleri kelepçeli.

 

Biri kitlemiş beni,

Anahtarın kulpu süzmüş denizleri.

 

Denizler,özgürlüğü verin bana geri.

Dışarısı tehlikelidir belki ama,

Burda kalırsam yok olurum öylece,

Bittiğinde tüm kum taneleri.

 

Beyaz bir tavşan dolanıyor çevremde.

Takip etmeliyim ve

Kara deliğe bırakmalıyım kendimi.

 

Bir çıkış olmalı,

Yenebilmeliyim soluduğum,dokunduğum,

Farkında bile olmadan tutunduğum tanecikleri.

 

Hissediyorum kendimi,

Biliyorum varlığımı,benliğimi,

Ama tespit edemiyorum yerini.

 

Beynimde olduğumu söylüyorlar,

Sinir hücrelerinin aklı olsa,

Çoktan isyan eder giderlerdi.

Başlarına buyruklar aslında,

Bilemiyorum bazen;

Ben mi onları yönetiyorum,

Yoksa onlar mı beni...

 

İki fosfat bozulmasıyla düş oluyorsa,

Fosfatlar akıllanmış görmeyeli...

 

Hissediyorum kendimi,

Biliyorum ne hissettiğimi...

Biliyorum "beyinsiz" de görebileceğimi.

Sesleniyorum kendime ama,

Getiremiyorum geri...

 

Gün gelip bulduğumda o "ben"i,

Özgür kalacağım,

Hatta uçabiliyorumdur bile belki...

Keder usulca uzaklaşırken yürekten,

Ben ufka erişebilirim eminim ki...

 

Gün biter,keder biter...

Geçer gider her şey...

Kim bilir belki,keder de gün de,

Tüm tanecikler de yok olup gitmiştir de,

İzliyorumdur sadece kendimi...

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
Önceki Sonraki