11/8/2008
"hah!"... sadece yalan bir gülümseme...
Biraz aşağılık.. Biraz şımarık...
Belki bir züppe...
Karanlığın lordlarından ilhamlı,
Ucunu bilgeye doğrulttuğu bıçağın,
Ve ucunu kendi aortuna doğrulttuğu intikamın,
Küçük şeytanların iniltilerinde ağlayan,
Gözü fazlasıyla alıp da gördürmeyen ışıktan
Ve kalbi fazlasıyla alıp da tattırmayan masumiyetten
Hatta itaatten yapılmış meleklerin...
Ve daha nicelerinin gözleri önünde,
Bıçak dağıtırken molekülleri
Saniyenin mili cinsinde...
Bilgenin gözleri zaliminkileri
Ezip,delip,paramparça edip geçerken,
Emerken ruhunu,sokarken cehennemin dibine,
Kader çıkagelmişti çoktan azrail eşliğinde.
Yavaşça soktu "zalim" bıçağı,
Yavaşça,gelmeyecek yalvarışı,
İniltiyi bekleye bekleye...
Sadece nefes geldi...
Son nefesten üç beş önce...
Bir an bu kadar kısa,
Ama bu kadar da uzun olamazdı ki,
Bitmedi... Bitiremedi melekler gözlerinde...
Bilgeye acı yoktu,
Zalime zevk yoktu...
Yalnız bıçak tattı kanı,
O bile dayanamadı acı tada...
Bu her kimse,kanı resmen haramdı...
Kan haram mıydı?
Kan bize haram mıydı?
...
Bilgenin korkusuz gözleri,
Korku bekleyen düşmana alaycıydı...
Bilge yanlış şeylerden korkmayanın adıydı,
Bilgelik korkusuzluk değil
Gözünün gördüğünden korkmamaktı...
Zulüm bunu ne bilsin?
Bilse can alır mıydı?
...
Bir an .. iki nefes arası..
Bir an,bir sodyum potasyum pompası...
Bir sinirsel refleks süresi...
Ama zamansızlar için,
Zamana kanamayanlar,doyamayanlar için...
Yudumdan noksan,
Zamanın ötesinde olanlara,
Ezel kadar uzak ve kalıcı...
...
Bir an...
Bu kadar mı kısa,
Bu kadar mı uzundur ya Rab!
...
Soğuk metal ısınmaya fırsat bulamadı,
Kestiği bir parça etti,
Hepi topu bu kadardı...
Koca bilgeyi öldürmeye,
Bu bıçak mı muvaffak olacaktı?
Ölüm dediğini bilmez ki zalim,
Ölüm insanoğluna hayatla yasaklandı...
Bir kaç nefes ve...
Bilge,fani gözleri huzurla
Ama "bitmedi" diyen bakışlarla,
Bu dünyaya kapattı...
Şimdiyse ona nice gözler açılmıştı...
Uludu şeytanlar günahın zevkiyle,
Kükredi melekler aptallığın gözü önünde...
Bir rüzgar esti ve karıştı
Perde arkasındaki iniltiler,derin çığlıklar,
Atmos küresinin görünmez zerrelerine...
Atmos gibi yalan...
Atmos gibi uçucu zaman...
Geçti geçemezcesine,
Ama bir yudumda içercesine...
İçemezcesine...
İçercesine...
Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder
1 yorum yazilmistir
2008-08-12 18:40:16 - anlaşılmazlığa bu tutku niye...?
Yazan:
gizemnot
bu bir tutku değil...bu bir ihtiyaç.bu bir refleks,büyüdükçe yetiştirdiğim...bir şerefleks belki de.farklı olduğumu asla düşünmek istemedim...aynı yerden geldik ve aynı yere gitmeyecek miyiz? öyleyse neden ''farklı'' olduğumu hissetmeye zorladılar beni...şimdiyse kustuğum tüm özlemi ve hayatı,sahte olduğunu gördüğüm tüm tebessümleri,imgelerle süslüyor ve sunuyorum.benim için tutku,yaşamak..
ileride üslubumu sevebilmen dileğiyle...ilgin için teşekkürler.
her zaman beklerim.
Bağlanti ::
::