8/1/2008
Zaman akıyor
Bense kıyısında
Ayaklarımı daldırmışım
Onun serin sularına.
Soğuk bazen akıntı
İçimi titretiyor
Farkettiğimde üzüldüm
Meğer asırlardır
Benden bir şeyler götürüyor
Hadi geç,akıp git
Tutamam istesem de
Al beni de götür
Götür gittiğin yere.
Yüzmeye çalışmam seninle
Yarışamam onlar gibi
Makyaj süremem atmışımda yüzüme
Yaptığım bir şey varsa
Seni bile zorlayacak bir şey dikmek
Şu nehrin tam orta yerine.
Biliyorum zamanla onu da silersin
Ama zorlayacak seni
Alamayacaksın beni aldığın gibi
Kolay olmayacak bu imha işlemi...
Merak etme,
Biliyorum gideceğim yeri
En azından fısıldıyor kulağıma
Bir şeyler,birileri...
Her neyse...
Seni bölmüştüm günlere,gecelere
Ama öyle dengesizsin ki
Bazen bir günün bir sene
Bazen bin ayın,bir gece.
Seni anlamak zor
Rekabet zor seninle.
Eh bırak bunu da,
Hadi gıdıkla ayağımı
Gülümset beni yine
Komik anılar değsin ayaklarıma
Gümüş balığı silüetinde.
O minik balıklar akıllarda
Sen onlarla can buluyorsun zaman
Böyle dokunuyorsun kalplerimize
Böyle oynaşıyorsun zihinlerde
O kaygan,pullu derileri olmasa
Tutardık seni,hapsederdik
Ama kayıp gittin hep onlar sayesinde...
Ak zaman,ak insanların üzerine
Bulaş yüreklerimize
İzlerin silinmiyor kolayca bilirim
Ama güzel anların değer tüm acılara
Tüm göz yaşı yüklü gecelere...
"Tanrının unuttuğu bu şehirde"
Diye başlıyordu sözler
Zaman,sen mi unutturmuştun şehri ona
Ona bile yeter mi gücün yoksa?
Sanmıyorum zaman,
Senin gücün insana,doğaya yetiyor anca.
Sen anca saçlarımı beyazlatırsın
Kırıştırırsın anca yüzümü biraz daha.
Unutturursun acıları insanlara
Unutturmak belki en yararlı olduğun alan
Ya da...
Belki getirdiğin en büyük bela.
Seni anlamak zor zaman
Çok zor...
Seninle rekabet ise
Çoğu zaman hata,
Bazen zorunluluk,
Ama katlanmak zor bu zorunluluğa...
Benden çok şey götürdün
Ama getirdiklerin,getireceklerin
Çoğu çok hoş geliyor kulağa.
Götürdüklerini de yine
Sen getirmiştin nasılsa.
Sen dediğime bakma
Hay'dan gelir her şey bilirim
Hu'ya gider sonunda...
Ha bu arada...
Tanrı unutmamıştı bu şehri hiç
Şehir tanrıyı unutmuştu aslında...
ÖNEMLİ NOT!
Bu yazıyı başka bir yerde yayınlamak isterseniz,lütfen yazarının Burak Demirtaş olduğunu belirtin ya da bu adresi de
yazının hemen üstünde yayınlayın.Saygılar...
Yorum yaz!(Yazıyla ilgili değil,site hakkında yorumlar için!)
Bu yazıya ne dediler? (yok)
Bu yazı hakkında bir çift kelam da sen et istersen?!
8/1/2008
Ayaklarım çıplak şimdi
Toprak girmiş parmak aralarıma
Yağmur çiseliyor yavaşça
Ortaya çıkan koku yine kazınıyor aklımda
Bayılıyorum bu kokuya...
Rüzgar ne de tatlı esiyor böyle
Serinletiyor bunaltan sıcakta
Yağmur da yetişmese imdada
Çoktan kızarmıştık kendi yağımızda.
Yaz yağmuru,hızla geçecek ama
Yeter bu kadarı da, hem bana
Hem de doğanın susuzluğuna...
Es rüzgar,es biraz daha
Kollarımı açtım bak
Uçurabilirsin beni artık
Hazırım her şeyimle buna.
Yine red mi edeceksin beni?
...pff...
Gıcıksın biliyosun değil mi...
Ne vardı sanki uçsam biraz
Şu gökte minicik görünen kuşlar gibi
Tüm rüzgarı,kanatlarımın gücünü hissetsem
Küçültsem gözümde "dünya" denen küreyi...
Peki napalım,
Ben de soğuk nehrin tadını çıkarırım.
Ayaklarımı sallarken suyun içinde
Balıklarımı avlarım,
Sonra bazılarına kıyamam
Suya geri atarım.
Sudaki yansımalarla birlikte
Hayallere dalarım...
Güneş batarken ateşimi yakar
Gitarıma sarılırım sessizce.
Yaprakların,dalların cılız alkışıyla
Yüzerim biraz gitarın tellerinde.
Şarkılar sevgiliye yine
Bir de uzaklardaki dostlara,
Yüreğimi kıpırdatan sevdiklerime.
Oksijen dolsun iyice ciğerlerime
Biterken bu eşsiz gece...
Çok tatlı olur bir uyku şimdi
Bu güzel,hafif yorucu günün üzerine.
Günün son perdesinde
Yıldızlar baş rolde.
Şehir ışıkları katlediyor onları
Bu gece uzaktalar katillerinden
Göz kırpıp cilveleşiyorlar birbirleriyle.
Onlar kıpırdaşırken,
Hayaller sergileniyor perdemde
Anılar,özlemler...
İçimden ne geçiyorsa
Minik pırlantalarla resmediliyor
Gökyüzünün siyah,kadife elbisesine.
Ben tamamlarken günümü
Gamzelerim vedalaşıyor geceyle.
Bilincim "kapalı" yazısını asmadan önce
Bir tek şey kaldı yapılacak:
Teşekkür etmeli bugünü yaşatana
En güzel,en samimi şekilde...
ÖNEMLİ NOT!
Bu yazıyı başka bir yerde yayınlamak isterseniz,lütfen yazarının Burak Demirtaş olduğunu belirtin ya da bu adresi de
yazının hemen üstünde yayınlayın.Saygılar...
Yorum yaz!(Yazıyla ilgili değil,site hakkında yorumlar için!)
Bu yazıya ne dediler? (yok)
Bu yazı hakkında bir çift kelam da sen et istersen?!
8/1/2008
Bugün mutlu bu satırlar
Bugün dalgasız bu sayfa
Gözlerim bir garip parlıyor
Bugün mutluluk kokusu var havada
Otobüste asık suratlar var
Benimse onlara inat güleç yüzüm
Onlar gitmek istemiyorlar
Ben ise koşuyorum,duranları gıcık ediyorum...
Hayat akıyor damarlarımda
Her hücrem benim için uyanıyor sabaha
Ben ise onlara inat miskin mi olacağım?
Ahmaklık olmaz mı bu acaba?
Gülümsüyorum hayata
Çünkü asamazlar yüzümü
Çünkü güçlüyüm hepsinden
Faniler de neymiş?
Rüzgar benim tek rakibim
Bulutlar benim partnerlerim
Bulutsuz olduğunda gökyüzü,
Rüzgarla süzülen tek bulut benim
Bırakıyim onlar üzülsün
Bırakıyim zalimler düşünsün
Bırakıyim yapamadıklarım için
Yaptırmayanlar göz yaşı döksün
Dünya döner ben üzülsem de sevinsem de
O zaman neye yarar kalbimin acısı?
Bıraktım kendimi serin havanın ellerine
Koşuyorum,koşabiliyorum,uçuyorum bu gece
Yenemezler,çökertemezler
Ben ne yaptığımı biliyorum
Ezip geçemezler,aşağı çekemezler
Hepsinden daha ağır olsam da uçabiliyorum
Uçaklar tonlarca yükü nasıl taşırsa
Ben de hayatın yükünü öyle taşıyorum
Bana ağır gelmez bu tonlar
Yeter ki hızımı kaybetmeyeyim
Yeter ki hava boşluklarında
Kontrolümü yer çekimine teslim etmeyeyim
En hızlı benim,hepsini yenebilirim
Neşe saçarım her yere
Bende fazla var bugünlerde
Aşık mı olmalıyım bunun için?
Aşığım o zaman belki de
Hayata,doğaya,gökyüzüne
Aşığım tek bir çiçeğin gülüşüne
Aşığım çocukların enerjisine
Aşığım bir de uzaklardaki sevdiğime
İnsanlar neyin peşinde böyle?
Hayat çoktan geçti,bunu okurken bile
Anılar üzüntüyle dolunca daha mı güzelleşti
Yoksa karardı mı mavi gökyüzü yine?
Dedim ya işim olmaz bunlarla
Sebep mi gerek yakıtım olsun diye?
Sabah çayımın yanındaki simit yeter bana
Ne de güzel yakışmış simitin kokusu,
Çayımın dans eden buharına...
Çok mu iyimser baktım hayata?
Öyle olsun,polyannacı desinler bana
Sesleri yankılanırken boşlukta
Ben çoktan akmış olacağım
Hayatın enerji dolu damarlarında...
ÖNEMLİ NOT!
Bu yazıyı başka bir yerde yayınlamak isterseniz,lütfen yazarının Burak Demirtaş olduğunu belirtin ya da bu adresi de
yazının hemen üstünde yayınlayın.Saygılar...
Yorum yaz!(Yazıyla ilgili değil,site hakkında yorumlar için!)
Bu yazıya ne dediler? (yok)
Bu yazı hakkında bir çift kelam da sen et istersen?!